yıllar sonraki akıbetlerini bilemezler, boyunlarında yara izleri, atlar gibi koştururlar.
soğuk mu sıcağı söndürür? şiddetine göre.
karanlığa şahlanırlar da, sadece sabaha kadar. elden ne gelir? koşarlar..
karmaşığı anlamlandırırlar da sadeye anlam veremezler. basit zor gelir, kaçarlar hep.
vakitlice bir yağmur yağar da o zaman anlarlar susadıklarını. kana kana. kana..
bir kadının dokunuşuna hasret.. dokunmamışlar onlara, parçalamışlar hep. yumuşaklık acı verir.
yalın ayak koşarlar. yürümek hızlı gelir. kıyafetler soğuktur. akıbetlerini bilmeden koşmak iyi gelir. durmazlar.
tanrıya karşı soyunurlar da ne yaptığını sorsan bilmezler. içgüdü.
sarılmak acıtır göğüslerini, öptükçe dudakları kanar. sorsan cevap veremezler, dilleri kopar.
ve işine gelince, sıcak soğuğu eritir.
silivri'de bir sabah, atlar geri geri koşmaya başlar. bacaklarından kan sızar. karanlığı kızıla boğarlar.
kuzgunlar bacak aralarından süt emmeye çalışırlar da gagalarını açamazlar. uçarlar.
dün gece var olup da, bu sabah yok olan her şey gökyüzüne saçılır. avuçlar yukarıya doğru açılır.
soğukla sıcak birbirlerine hiçbir şey yapamazlar. aydınlık karanlığı gömer. bilinmediklere doğru koşar;
atlar
atlar
atlar
atlar...
13 Nisan 2010 Salı
atlar.
karaLayan scarlite zaman: 4/13/2010 02:27:00 ÖS
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder