CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS

20 Ağustos 2009 Perşembe

Scarlite.

Ama o'nun adı güzeldi ve elinde birası vardı.
Çalan müzik kulağına yabancıydı. Güzeldi.
Küller kültablalarından taşardı. O fotoraflara bakardı.
İnsanların suratına fırlattıkları kahkahaları, sıyırıp geçerdi yanaklarını.
Oturup onları izlemek, bir çocuğu elinden tutup lunaparka götürmek gibi.
Dışarıda davul sesleri.. Duvarlarda el izleri.
Onlar güldükçe, gözyaşları gözlerinden fırlardı.
Yalanları yaşını gizlerdi. Gözyaşını da.
Alkol ağzına, duman burnuna, gürültü kulağına, kan parmak uçlarına akardı.
Adı güzeldi. Elinde sigarası vardı. Onlar giderken o hep orada kalırdı.
Günlerce uyurdu. Günlerce uyumazdı. Yatak altında sigara izmaritleri arardı.
Kafasını yastığa koyduğunda, saatlerce duvara bakardı. Oysa ki uyumak için içerdi.
İçtiği o'na yetmezdi.
Duvarda el izleri vardı.
Bazen o da yazmak isterdi. Ama kalem bulamazdı.
Önce saçlarını keser, sonra uzayacakları günü beklerdi.
Sonra yine keserdi.
Geri iterdi yanaklarından süzülen damlaları.
O'nun kokusunu severdi. Mevsim kokardı. Var olmayan bir mevsim.
Ama kokular uçup gider.
Yazmak istedi. Ama kalem bulamadı.
İzmaritler kültablalarından taşmıştı.
Kafasını yastığa koydu. Saatlerce duvara baktı.
Uyudu.
Günlerce..

0 yorum: