Sen.
Gittin ama.
İzlerin kaldı bedenimde.
Dönmek zorundasın.
Kemanla çalıp da ruhunu
notalara sat.
O notakulağıma çalınsın.
Sen.
Körpe kadın.
Beni
diğer unuttuklarının arasına hapsetmemeliydin.
Sen.
Gittin sanma.
Kokun kaldı yastığımda.
Evet.
Unutmaya çalıştım seni.
Birikti balkonda
onlarca şarap şişesi.
Kağıtlarca,
kalemlerce
kustum da seni
bitmedin
bitiremedim.
Sen.
Sadece bana ait olan kadın.
Bütün günahlarından arınıp
koynumda uyumanı özledim.
Sen.
Beni kanatan kadın.
Sen anlat bana beni.
Beni benden duymak istemem.
Sen.
Beni masumiyetim için severdin.
Halbuki ben senden daha da kirliydim.
Sen başkalarına
bedenini vermiştin.
Bense sana
ruhumu,
kalbimi verdim.
Sen.
Gözleri cennete açılan kapı olan kadın.
Benden cennetini esirgedin.
Oysa ki sana
muhtaç olduğun tüm aşkı vermiştim.
Kendi damarlarımdan,
kendi ruhumdan,
kendi benliğimden,
kendimden...
Sen.
En güzel kadın.
Tüm damarlarımı boşaltıp dabir nehir yapsam kanımdan
aksan bana..
Sen.
Bedenimdeki,
ruhumdaki,
kalbimdeki en büyük yara.
Sen.
Kadın.
Her şeyim.
Hasretim.
Ruhum.
Arzum...
28 Mayıs 2009 Perşembe
Sen.
karaLayan scarlite zaman: 5/28/2009 09:32:00 ÖÖ 0 yorum
14 Mayıs 2009 Perşembe
Şarap Şişesi Şizofrenisi (şşş!) 2. Perde
AL bu koskoca deniz senin oLsun. Uzan boyLu boyunca. Ve git şişe. Hiçbir umudun, hiçbir hüznün, hiçbir hayaLin, hiçbir acın oLmadan aç koLLarını huzura ve savruL daLgaLarLa. Hiç görmediğin, biLmediğin yerLere; tahminsiz, meraksız...
Git şişe; geLincik tarLaLarının LaLe bahçeLerine, ıhLamurLarın erik ağaçLarına karıştığı yere git. Rüzgarın buLutLarLa, toprağın yağmurLarLa seviştiği yere götürsün martıLar seni. Yakamozun ışıLtısına bırak kendini. Ve git.
Bizden bahset baLıkLara. Hüzünden kıvırıp da yaptığımız kayıkLarı göster onLara. KayıkLara bindirip okyanusLara saLdığımız anıLarımızı anLat. MartıLarın biLe kıskanacağı kadar yüksekLere uçabiLdiğimizi göster onLara şişe. Huzrun dorukLarından aşağı atLadığımızda nasıL da güLümsediysek, öyLe güLümse yunusLara.
AL bu daLgaLar senin oLsun. İstediğin yere savruL, bocaLamadan, düşmeden, çarpmadan, kırıLmadan, incinmeden... Sigaramın dumanına katarım hasretimi, öteki kıyıdan izLerim seni, özgürLüğe süzüLüşünü. Ve artık biLirim, oraLarda bir yerLerde özgürLük var. Ve sen de biLirsin şişe, özgürLükte huzur var.
Git şişe, uzakLaşabiLdiğin kadar uzakLaş. Tek başına, yaLnız, hiçbir sebep, neden, bağLamadan eLini koLunu, kaç şişe. Parmak uçLarımdan kayıp da git. Gözümden süzüLen bir damLa yaş da hatıram oLsun. Ne şehirLer kurduk kendimize, ama karada özgürLük yok bize. AL bu koskoca deniz senin oLsun, karada huzur yok, git şişe...
karaLayan scarlite zaman: 5/14/2009 10:09:00 ÖS 0 yorum
6 Mayıs 2009 Çarşamba
AnLayamayacağım CümLeLer Kur Bana.
AnLayamayacağım cümLeLer kur ki bana, susayım bu defa. HissettikLerini keLimeLere öyLe bir dök ki (ya da öyLe şeyLer hisset ki) seni anLayamayışım hayranLık uyandırsın bende.
Evet, mora boya gökyüzünü. Yağmur yerine çakıL taşLarı yağdır buLutLardan. Evet, imkansızı ver bana. Sadece keLimeLerinLe, başımı döndür, öyLe bir sarhoş et ki, bir daha şarap şişesine dokunmasın ellerim.
SözcükLere notaLarını kat, cezbet beni. Zehir gibi sız içime, duman gibi çök üzerime. ÖyLe cümLeLer ver ki bana, gıpta edeyim senin varLığına. O her zaman nefret ettiğim biLinmezLik, keLimeLerinin içinden akıp, huzur oLarak yağsın kucağıma.
Evet, maviye boya çimenLeri. Su yerine yaprakLar akıt şeLaLeLerden. Evet, imkansızı sun bana. Sadece keLimeLerinLe, nefesimi öyLe bir kes ki, bir daha tütün kokmasın eLLerim.
İki noktanın arasına sıkıştırıLmamış, hür cümLeLerini koy önüme. HayranLıkLa seyredeyim keLimeLerLe dansını, harfLeri teker teker biLinmezLiğe sapLayışını... MemnuniyetLe kucakLayayım seni anLamayışımı ve aşk dedikLeri bu oLsun. İmkansızı bahşet bana. Ve ben susayım bu defa.
Evet, beni griye boya.
karaLayan scarlite zaman: 5/06/2009 06:04:00 ÖÖ 0 yorum
acıt.
hadi canımı acıt. hadi küfret suratıma. dans et benimLe. duvarLara vur beni. tek bir damLa kan bırakma damarLarımda. kurut beni. dinLen, tüm gücü topLa, ve yine saLdır.! canımı acıt benim, Lütfen, acıt beni... şarap bas damarLarıma. kanat ve mutLu et. huzur verir bana o kanın tenimden süzüLüşü, biLirsin. o anLamaz, ama sen anLarsın. dünyanın en iyi tütün kurutan kızı, bir türLü beceremez o parmakLar tütün sarmayı. neden ? teker teker öpüp, kanımLa kutsadığım o tırnakLarLa yırt bağrımı. daLdır eLini en derinime.! acıt diyorum sana.! kanat beni.! ruhumu, kaLbimi değiL, bu defa, bedenimi mahvet, kahret. hükmet bana. senin eLLerinde kukLa oLayım, hiç kimseye ait oLamadığım kadar. küfret suratıma.! çıkar bütün acını, nefretini, omuzLarıma koy. dipten eL saLLama bana. dibe çek beni.! biLiyorum, görüyorum, hissediyorum, dipte huzur var.! şarabı bas damarLarıma. sen iyi biLirsin, kaLbime giden yoLu. bu defa, tüm işkenceLerini sok oraya. eğ, bük, eLLerinin arasına aL ve sık o kaLbi.! içinde bir damLa kan biLe kaLmasın, kurut. senin sadakatinLe kutsandı o kan ve senin ihanetinLe LanetLendi, biLirsin. tüm acını aLmaya eğitiLmişti bu şefkat, şimdiyse yerini acımaya, acıtmaya bıraktı.
bunu bana sen yaptın.
karaLayan scarlite zaman: 5/06/2009 06:00:00 ÖÖ 0 yorum
.
şarap oLmadan da anımsayabiLiyorum seni. tam şu an. şu zaman. ve "gözyaşı meLeğin" farkına vardı herşeyin, "siyah kanatLı beyaz meLeğim". biz seninLe sonsuzu tükettik. geriye yaşayacak hiçbir şey bırakmayınca da, birbirimizi terkettik...
günLerden, özLem. saat, hüzüne bir kadeh kaLa.
karaLayan scarlite zaman: 5/06/2009 05:58:00 ÖÖ 0 yorum
