CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS

2 Nisan 2009 Perşembe

gurur.

açık yaraya tuz basar gibi, bazen karanlıkta boğulur gibi...
yarınını unutmuş, bugünü hatırlamakta zorlanan bi ihtiyar sanki
hele elleri...
o eller mi açacak kapısını cennetin?
yoksa cehenneme giden yol mu gözlerin?
kimsin sen? kimsin...
huzur kokuyor tenin. dudaklarınsa hüzün...
ruhumdan parçalar saçılıyor etrafa
her defasında
her dokunuşunda bana
mutluluk senin soluğunda belki
yanından uzaklaştıkça
senden geriye attığım her adımda
canım acıyor sanki
yüksek bi uçurumdan aşağı atlamak gibi...
düşmek
bitmeyen boşluğa
uzanmak
bilinmeyen sonsuza
vurmak
en dibe
daha fazla
hissetmek
varlığını damarlarımda,nefesimde,kanımda...
ulaşabilecek miyim ki
en gizliye, en saklıya?
dokunabilecek miyim
dokunmak istediğim yere,
kalbine?
daha ne kadar dayanabilirim sence?
sana bu kadar alışmışken
nasıl gidebilirim?...
bırakabilir miyim seni
içimi titretmeye devam ettikçe sesin?
kokun üzerimden gidince de
devam edebilecek miyim?
tenime değmeyince tenin
nasıl dayanabilirim...
nasıl?...

0 yorum: